İRTİKAP SUÇU

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Millete ve Devlete Karşı Suçlar" başlıklı dördüncü bölümünün "Kamu İdaresinin Güvenilirliğine Karşı Suçlar" başlığı altında yer alan irtikap suçuna ilişkin düzenlemelere, Kanun'un 250. Maddesinde yer verilmiştir.

İrtikap suçu, kamu görevlisinin (memur, bilirkişi vb.), icra ettiği kamu görevinin kendisine sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak, muhatap olduğu kişilerden yarar sağlamaya veya bu kişileri yarar sağlama yönünde vaatte bulunmaya yönlendirmesi ile oluşur. İrtikap suçu, kamu görevlisinin tek taraflı olarak mağdurun iradesini etkilemesi neticesinde işlenen bir suçtur.

İrtikap suçu seçimlik hareketli bir suç olup 3 farklı fiille işlenebilir. Bu fiiller kanunda şöyle sayılmıştır:

  1. İcbar
  2. İkna
  3. Hatadan yararlanma

İrtikap suçu görevi kötüye kullanma suçunun özel bir türüdür. İrtikap suçunun faili kamu görevlisidir. Bu nedenle ceza hukukunda "özgü suç" olarak kabul edilen suç tiplerindendir. İrtikâp suçu ancak kasten işlenebilen bir suçtur. Bu suç taksirle işlenemez. Suçun oluşması için genel kast yeterlidir ayrıca özel kast aranmaz.

Kamu görevlisi dışındaki kişilerin irtikap suçu işlemesi mümkün değildir. Kamu görevlisi olmayan kişiler, suça iştirak ettiklerinde irtikap suçuna yardım etme veya azmettirme gibi iştirak hükümleri gereği yargılanabilirler.

İrtikap suçu şikayete tabi değildir. Re'sen soruşturulup kovuşturulur. Ayrıca irtikap suçu uzlaştırma hükümleri kapsamında da değildir.

a) İcbar (Zorlama) Suretiyle İrtikap Suçu

TCK'nın 250. maddesine göre; kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kendisine veya gösterdiği bir başkasına yarar sağlaması ya da bu yolda vaatte bulunması için bir kimseyi zorlaması veya zorunda bırakması durumunda icbar suretiyle irtikap suçu oluşur. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmiş olması halinde, icbarın varlığı kabul edilir.

İcbar (Zorlama) Suretiyle İrtikap Suçunda kamu görevlisinin görevi gereği zaten yerine getirmekle yükümlü olduğu kamu görevini yerine getirmemesi durumu söz konusudur. Kamu görevlisi, görevi nedeniyle belli bir nüfuza sahiptir ve bu nüfuzu kullanarak muhatabını belli bir şekilde davranmaya zorlamaktadır. Kamu görevlisinin muhatabını kendisine veya yönlendirdiği kişiye maddi bir menfaat sağlaması amacıyla zorlaması durumunda icbar suretiyle irtikap suçu oluşacaktır. Kamu görevlisi fiili işlerken eğer görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmıyorsa bu durumda icbar suretiyle irtikap suçu oluşmayacaktır.

İcbar suretiyle irtikap suçunun işlenmesi sonucu sağlanan yararın mutlaka kamu görevlisine sağlanmış olması gerekmez. Başkasına yarar sağlanması veya bu yolda vaatte bulunulması durumunda da icbar suretiyle irtikap suçu oluşur.

b) İkna Suretiyle İrtikap Suçu

Kamu görevlisi, görevinin sağladığı güveni kötüye kullanarak gerçekleştireceği hileli davranışlarla, kendisine veya göstereceği başka bir kişiye yarar sağlanmasına veya bu yolda bir vaatte bulunulmasına bir kimseyi ikna ederse ikna suretiyle irtikap suçu oluşur.

TCK m.250/2'de bireyin ikna olmasına yönelik kamu görevlisinin gerçekleştireceği araç "hileli davranışlarla" denilmek suretiyle açık bir şekilde düzenlenmiştir. Kamu görevlisi hile niteliğindeki davranışı, görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirmelidir. Eğer, hile niteliğindeki davranış kişisel duyulan güvenin suistimal edilmesi şeklinde gerçekleşmişse irtikâp değil dolandırıcılık suçu oluşacaktır.

İcbar ve iknanın farkı bakımından icbar suretiyle irtikâpta mağdur kamu görevlisine veya bir başkasına sağladığı veya vaat ettiği yararın kendisinden hukuka aykırı bir şekilde temin edildiği bilincindedir. Fakat ikna suretiyle irtikâpta hileli davranışın etkisi sonucu iradesi sakatlanan mağdur sağladığı veya vaat ettiği yararın hukuka uygun olduğunu sanmaktadır.

Kamu görevlisinin yapmış olduğu hileli hareketler elverişli olmasına rağmen mağdur aldanmamış ise ikna suretiyle irtikâp suçuna teşebbüs söz konusu olacaktır.

İcbar ve ikna suretiyle irtikâp bakımından gönüllü vazgeçme söz konusu olabilir. Örneğin, failin karşı tarafı ikna etmeye yönelik çeşitli hileli hareketleri yapmaya veya çeşitli yalanlar söylemeye başladıktan sonra karşı taraf henüz yarar sağlamadan veya yarar sağlama yönünde vaatte bulunmadan kamu görevlisi hareketlerine kendi isteğiyle son verebilir. Ancak gönüllü vazgeçme açısından, failin geldiği noktaya kadar gerçekleştirdiği fiil kanunda başka bir suçu oluşturuyorsa o suç açısından cezalandırılması söz konusu olacaktır. Örneğin, hileli davranışlar için daha önceden hazırlamış olduğu sahte evraklar bakımından evrakta sahtecilik suçundan dolayı sorumluluğu devam edecektir.

c) Hatadan Yararlanma

Hatadan yararlanma suretiyle irtikap suçunda kamu görevlisi aktif konumda değildir. Mağdur farkında olmadan bir hata yapmakta, kamu görevlisi de mağdurun bu hatasından yararlanarak menfaat temin etmektedir. Suçun hatadan yararlanma suretiyle irtikap suçu olarak kabul edilebilmesi için, kamu görevlisinin, mağdurun yapmış olduğu hataya hiçbir katkısının olmaması gerekir. Yani, mağdur kendi kendine bir hataya düşmeli, kamu görevlisi de hatanın meydana gelmesinde hiçbir payı olmamasına rağmen, hatadan yararlanarak menfaat temin etmeye çalışmalıdır. Bu suç icrai hareketle işlenebildiği gibi kamu görevlisinin görevi gereği kişinin hataya düşmemesi için uyarma görevi olduğu halde uyarmamış olması suçun ihmali hareket ile işlenmesine sebep olabilmektedir.

Hukuka Aykırılık Unsuru

Kanun Hükmünü Yerine Getirme

İrtikap suçu bakımından hukuka uygunluk nedeni incelendiğinde kanun hükmünü yerine getirme irtikap suçu için uygulama alanı bulmamaktadır.

Amirin Emrini Yerine Getirme

İrtikap suçunda amirin emri de olsa konusu suç olduğu için emrin yerine getirilmemesi gerekir. Bu haliyle irtikap suçu bakımından emrin yerine getirilmesi halinde suç işleyen kişi fail olarak cezalandırılacak, emri veren kişi de iştirak hükümleri çerçevesinde sorumlu olacaktır.

Meşru Savunma

Kamu görevlisi tarafından sağlanan yarar veya vaat olunan yarardır. Bu sebepten dolayı irtikap suçu bakımından meşru savunma hükmü uygulama alanı bulamayacaktır.

Bir Hakkın Kullanılması

Hukuk düzeninin kamu görevlisine böyle bir hak kullanma yetkisi tesis etmesi mümkün olamayacağından bu açıdan uygulama alanı bulamayacaktır.

Mağdurun Rızası

Burada kamu idaresinin düzgün işleyişi ve insanların kamu idaresine olan güveni korunduğu, hem de rızanın varlığı halinde aslında karşılıklı bir anlaşma hali ortaya çıkıp fiilin tipi değişeceği için yine fiil hukuka uygun hale gelmeyecektir. Bu anlamda yine mağdurun rızası hükmü uygulama alanı bulamayacaktır.

Görevli Mahkeme

  • İcbar ve ikna suretiyle işlenen irtikap suçundan dolayı yargılama yapmakla görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi,
  • Mağdurun hatasından faydalanarak işlenen irtikap suçunda ise Asliye Ceza Mahkemeleri görevlidir.

İrtikap Suçunun Cezası

  • İrtikap suçunun icbar suretiyle işlenmesi halinde cezası 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıdır,
  • İrtikap suçunun ikna suretiyle işlenmesi halinde cezası 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır,
  • İrtikap suçunun kişinin hatasından yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır,
  • Kanunda irtikap suçu açısından etkin pişmanlık hükümleri uygulanmasına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Bu sebeple TCK md. 250 irtikap suçu işleyen fail açısından etkin pişmanlık sebepli cezadan indirime gidilemeyecektir.

Rüşvet ve İrtikap Suçu Farkı

  • İrtikap suçunu sadece kamu görevlileri işleyebilecekken, rüşvet suçu rüşvet veren sıfatı ile herkes tarafından işlenebilir,
  • İrtikap suçu tek taraflıdır ancak rüşvet suçunda iki tarafın varlığı mevcuttur, rüşveti alan ve veren kişiler olarak işlenmektedir,
  • İrtikap suçunda suçtan zarar gören meşruiyet zemininde bulunmaktadır.
  • İrtikap suçunda suçtan zarar görenin iradesinin zorla veya ikna sureti ile sakatlanması söz konusu iken rüşvet suçunda serbest irade ile karşılıklı anlaşma mevcuttur.